Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası olarak, 1 Mayıs’a giderken sağlık işçilerinin taleplerini ve bu talepleri kazanmak için sürdürülecek mücadele çağrısını büyütmek amacıyla İstanbul’da iki ayrı hastanede basın açıklaması gerçekleştirdik. Açıklamalarımızda hem Türkiye’de sağlık işçilerinin yaşadığı sorunlar hem de EPSU'nun(Avrupa Kamu Hizmeti Sendikası Federasyonu) başlattığı "Kamu hizmetleri krizde" kampanyasının önemi bağlamında uluslararası sendikal dayanışmanın önemi vurguladık.
İstanbul’un Samatya semtinde bulunan İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi başhekimliği önünde yapılan ilk açıklama, taşeron, kamu işçisi ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi emekçilerin katılımıyla gerçekleşti. Basın metnini Sendika Örgütlenme Uzmanı İbrahim Koç okudu.
İkinci basın açıklaması ise Sultanbeyli Devlet Hastanesi önünde gerçekleştirildi. Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Kadıköy Şube Başkanı Zerrin Ceren'in katıldığı basın açıklamasını iş yeri komisyonu üyesi Şerife Yılmaz okudu.
Sultanbeyli Devlet Hastanesi önündeki basın açıklamalarının giriş bölümünde, Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Kadıköy Şube Başkanı Zerrin Ceren, Türkiye genelinde süren işçi direnişlerine dikkat çekti. Gaziantep’te işçilerin haklarını savunduğu gerekçesiyle tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen için destek mesajı iletilerek serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Ayrıca Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen ve başkentte eylemlerini sürdüren Doruk Maden işçilerinin direnişi de selamlandı.
“Pandemide alkışlanan sağlık emekçileri bugün yoksulluğa mahkûm”
Açıklamalarda sağlık emekçilerinin pandemi sürecinde “kahraman” ilan edildiği, ancak bugün ağır ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi verdiği vurgulandı. Artan hayat pahalılığı, düşük ücretler ve yüksek vergi yükü karşısında sağlık işçilerinin geçinemediği ifade edildi.
Özellikle taşeron sağlık işçilerinin yaşadığı sorunlar öne çıktı. Aynı işi yapmalarına rağmen kadrolu çalışanlardan çok daha düşük ücret aldıkları, banka promosyonlarından yararlanamadıkları ve iş güvencesinden yoksun bırakıldıkları belirtildi. Radyoloji ve nükleer tıp çalışanlarının yoğun risk altında çalışmasına rağmen geçim sıkıntısı yaşadığına dikkat çekildi.
Kamuda çalışan işçilerin de benzer şekilde belirsiz görev tanımları, keyfi meslek kodları ve ağır iş yükü altında çalıştırıldığı ifade edilirken, yıllardır çözülmeyen tayin hakkı sorunu da gündeme getirildi.
Talepler net: “Eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma, grev hakkı”
Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası tarafından düzenlenen basın açıklamalarında dile getirilen başlıca talepler şunlar oldu:
* Yoksulluk sınırının üzerinde ücret
* Taşeron sistemine son verilmesi ve kadro hakkı
* Eşit işe eşit ücret
* Taşeron işçilerine banka promosyonlarının eksiksiz ödenmesi
* Net görev tanımları ve doğru meslek kodları
* Tayin hakkının güvence altına alınması
* Haftalık çalışma süresinin 40 saate düşürülmesi
* Personel yetersizliğine son verilmesi
* Sağlık işçilerine grev hakkının tanınması
Açıklamada ayrıca il sağlık yöneticilerine çağrı yapılarak, sahadaki hak ihlallerine karşı sorumluluklarını yerine getirmeleri istendi.
Uluslararası dayanışma vurgusu: EPSU’nun kampanyası sahiplenildi
Basın açıklamalarında, sendikanın bağlı olduğu European Federation of Public Service Unions(Avrupa Kamu Hizmetleri Sendikaları Federasyonu) tarafından başlatılan *“Kamu Hizmetleri Acil Durum Kampanyası”*na da özel bir yer verildi. Kampanyanın, kamu hizmetlerine yönelik küresel saldırılara karşı uluslararası bir mücadele çağrısı olduğu vurgulandı.
Sendika, sağlık emekçilerinin yaşadığı sorunların yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, dünya genelinde benzer politikaların uygulandığını belirterek uluslararası dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini ifade etti.
“1 Mayıs’ta alanlara!”
Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası, açıklamalarını güçlü bir çağrıyla sonlandırdı:
Tüm sağlık işçileri örgütlenmeye, sendikal mücadeleye katılmaya ve 1 Mayıs’ta alanlarda buluşmaya davet edildi.
“Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın işçilerin birliği!
Yaşasın 1 Mayıs!”