Sendikamızı yıpratmak, çalışanların iradesini gölgelemek ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarla sendikal mücadelemizi sekteye uğratmak isteyenlerin bir girişimi daha hukuk duvarına çarpmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi, davacıların istinaf başvurusunu kesin olarak esastan reddederek, ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğunu bir kez daha tescil etmiştir.
Böylece, gerçeklerden uzak iddialarla 4 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen tüzük Genel Kurulu’nun iptali için açılan dava ile sendikamız üzerinde algı oluşturmaya çalışanların hukuki dayanaktan yoksun girişimleri bir kez daha sonuçsuz kalmıştır. Mahkeme kararı, dedikodunun ve karalama siyasetinin değil; hukukun, delilin ve adaletin esas olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Bizler enerjimizi asılsız iddialara değil, sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin haklarını korumaya, toplu iş sözleşmesi mücadelemizi büyütmeye ve üyelerimize hizmet etmeye harcamaya devam edeceğiz.